Son yıllarda kamu ihalelerinin gözde firmalarında   Bayburt Grupiştiraklerinden Gazetemiz yazarı Çiğdem Toker hakkında ikinci kez 1.5 milyon TL'lik manevi tazminat davası açıldı. 

SORGULAMAKTAN VAZGEÇECEK DEĞİLİZ

Hakkında 1.5 milyon TL'lik tazminat davası açılan yazarımız Çiğdem Toker , "Bu hakkımda açılan ikinci 1.5 milyon TL'lik dava. Gazetecilik halkın parasının kamu kaynaklarını kulanan ve dağıtanları, bizlerden bunun için oy isteyen iktidarları denetleme işidir. Dünyanın her yerinde böyledir. Bu davalar açıldı diye kamu kaynaklaırının nasıl harcandığını kimlere aktarıldığını gazetecilik ve hukuk dairesinde sorgulamaktan vazgeçecek değiliz" dedi.

TAZMİNAT TALEP EDİLEN YAZININ BİR BÖLÜMÜ DİLEKÇEDE YER ALDI

"Tasarruf Arıyorsanız Metro İhalelerine Bakın" başlıklı yazısında gerçeğe aykırı ifadeler yer aldığı iddia edilen Toker'in ifadelerinden bir bölüm: "Bir de Ulaştırma Bakanlığı’nın “verdiği” bir metro hattı var. Gayrettepe-yeni havalimanı epey bir gecikmeyle, geçen yıl sonu 1 milyar Avro’ya Şenbay-Kolin ortaklığına verilmişti. Verilmişti diyoruz çünkü ortada bir ihale emaresi yok. Ve dikkat: 1 milyar Avro’luk bu “iş”, dövizin tırmandığı, berberlerin camlarına “TL’ye çevirme makbuzunu getirene bedava tıraş” yazılı kâğıtlar yapıştırdığı günlerde verildi. Hattı yürüten ikiliden biri olan Kolin, 3. Havalimanı’nı yapan beşli grupta. Diğeri Bayburt Grup bünyesindeki Şenbay. Şenbay’a bu hattın verilmesinde; gerek piyasa gerekse siyaset arenasında giderek daha çok konuşulmaya başlanan “Başbakan Yıldırım’a yakınlık kriter midir?” sorusu meşrudur. (Şenbay’ın kardeş şirketi Aga Enerji de Rize Havalimanı ihalesini Cengiz İnşaat ile birlikte kazanmıştı.) 1 milyar Avro’luk işi verdiniz de, 3. Havalimanı’nın açılmasına bir yıldan az zaman kaldı. Nasıl bitecek 33 km’lik bu hat? " bilgilendirmesinde bulunmuştu.

TAZMİNAT TALEPLİ DAVA AÇILDI 
Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne açılan davanın dilekçesinde Şenbay Mad.Tur.İnş.Nak. ve Tic A.Ş'nin haysiyetini, şerefini ve kamuoyu gözünde itibarını zedeleyci haksız ve yalan beyanlarda bulunulduğu iddia edildi. Haberle eleştiri sınırlarının da aşıldığı dilekçede yer aldı. Basın özgürlüğü ve demokrasi hakkında da "Sorumluluk bilincinden yoksun bir basın, her sorumsuz güç gibi er geç soysuzlaşır ve toplumun yaşantısını sarsan, ulusal güvenliği tehlikeye koyan bir güçtür" yorumu yapıldı.