Efrin’de TSK’ye bağlı ÖSO askerlerinden oluşturulan yerel polis gücünün sivil halka yönelik işkencesi kameralara yansıdı. Görüntülerde 2 sivilin, eli silahlı 3 kişi tarafından sokak ortasında yerde sürüklenmeye zorlandıkları görülüyor.

TSK ve bağlı ÖSO askerlerinin  20 Ocak’ta başlattıkları saldırılar sonucu yerleşik halkın bir bölümünü göçerterek denetimi ele geçirdikleri Efrin’den, bu güne kadar yansıyan işkence, talan, gasp, kaçırma ve tecavüz vakalarına yapılan aksi yöndeki açıklamalara rağmen bir yenisi daha eklendi.
 
Kaydedilen görüntülerde eli silahlı üç kişinin sokak ortasında yerdeki iki sivili sürüklenmeye zorlayarak işkence uyguladığı açık bir biçimde görülüyor. Sosyal medyada yayınlanan görüntüleri çektiği belirtilen kişinin aktarımlarına göre, olay Efrîn’in Mahmudiye mahallesinde yaşandı. 
 
Gündüz ortası halkın gözleri önünde yapılan bu işkencenin, Efrin’de artık günlük hayatın bir parçası haline geldiği belirtiliyor.
 
Demokratik Suriye Güçleri'nin (QSD), başlatılan saldırılar üzerine sivil ölümlerinin önüne geçmek için kentten ayrıldığı 18 Mart tarihinden sonra bölge önce Hatay Valiliği'ne bağlanmıştı. Sonrasında ise Dışişleri Bakanlığı ile MİT'in girişimiyle Antep’te gerçekleştirilen bir toplantı sonrasında bağlı unsurlardan bir yerel meclis oluşturulmuş ve Hatay Valiliği’nin kontrolündeki kentin idari işlerini yürütmek üzere görevlendirilmişti.
 
Yansıyan işkence görüntülerinin de ÖSO üyelerinden oluşturulan yerel meclise bağlı polis gücü olduğu belirtiliyor. 
 
Söz konusu yerel polis gücünün göreve başladığı günden bu yana kentte işkence, gasp, hırsızlık ve kaçırma olayları durmak bilmedi. Kentin tanınmış kimi isimlerinin gözaltına alınarak bilinmeyen yerlerde tutuldukları ve bunlardan bir kısmının ise ailelerinden fidye alınarak serbest bırakıldığı haberleri daha önceleri yansımıştı. 
 
Yerel kaynakların aktarımlarına göre, Türk askerlerinin gözetiminde işlenen bu suçların önlenmesi ve sorumluların yargılanması konusunda ise, bu güne kadar Türkiye ne de yabancı devletler ve uluslar arası örgütler tarafından ciddi bir adım atılmış değil.
 
Kentteki duruma dair dün Suriye Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada da, Efrîn'de şimdiye kadar en az 119 kadının kaçırıldığını ve kadınların cinsel saldırı ya da tacize maruz kaldığını belirtilmişti.
 
Meclis Genel Koordinatörü Lîna Berekat, kentteki durumu "Etnik baskı, katliamlar, kadın haklarına yönelim had safhada. Esirlere işkence ve öldürülmeleri ile şehit cenazelerine saldırı var. Kanun dışı yargılamalar, talan ve gasp, kitap ve tarihi belgelerin yakılması, dini mabetlerin tahrip edilmesi ve bombalanması yaşandı. Sivillerin kaçırılması ve katledilmesi, çocukların kaçırılması, mezarlıkların bombalanması, Heyva Sor Merkezi ve Avrîn Hastanesi’nin bombalanması, Meydankê barajının yanı sıra elektrik ve su üretim tesislerinin bombalanması, değirmen ve fırınların bombalanması, yasak silahların kullanması, sivil konvoylarının bombalanması ve sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması uygulamaları mevcut" sözleriyle paylaşmıştı.