Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Van ve Diyarbakır Şubesi, iktidarın yurttaşlara yapılması gereken sosyal hizmet yardımlarını seçim malzemesi olarak kullandığına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Sendika binalarında yapılan açıklamayı şube eşbaşkanları yaptı. Açıklamada, "Sosyal hizmetler lütuf, sosyal yardım alanlar oy deposu değildir" denildi. 
 
‘AKP LEHİNE SEÇİM ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
 
Sosyal Hizmetler alanının kadın, çocuk, engelli ve yaşlılar başta olmak üzere sosyal hizmetlere ihtiyaç duyan kesimlere ayrımsız şekilde ücretsiz, eşit, nitelikli, kamusal ve anadilinde hizmet sağlaması gerektiğine işaret eden Van Şube Eşbaşkanı Fatma Arslan, "Bu alanda örgütlü bir sendika olarak yıllardır vurguladığımız gibi, sosyal hizmetler alanı, iktidarların ideolojilerinden ve oy hesaplarından bağımsız olarak planlanması gereken bir alandır. Oysa izlenen politikalar ve pratik uygulamalarla AKP’nin sosyal hizmetleri kendi ideolojik bakışı, seçim ve oy hesapları, yani kendi çıkarları için şekillendirdiği çok açık bir biçimde görülmektedir. Şimdi, yeni ve kritik bir seçim dönemine girmişken üzülerek görüyoruz ki sosyal hizmetleri sunmakla mükellef Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın tüm kurumsal olanakları ve hizmet zorunlulukları, iktidarda olan AKP lehine bir seçim propagandası aracına dönüştürülmek istenmektedir" diye belirtti. 
 
'BAKANLIK SUÇ İŞLİYOR'
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı seçim çalışmalarına alet olduğuna dikkat çeken Arslan, şöyle devam etti: "Kurum çalışanları bir parti için çalışmaya zorlanmaktadır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 81 il müdürlüğüne hiç bir ahlaki tutumla izah edilemeyecek bir talimat yazısı göndermiştir. Bu yazıda, Ramazan ayı boyunca, yani seçimlerden önceki bir ay boyunca, bakanlığın yardım verdiği kişileri ziyaret etme talimatı vermiştir. İl müdürlüklerine gönderilen genelgede, Ramazan ayı dolayısıyla 'Koruyucu aileler, evde bakım hizmeti alanlar, sosyal ve ekonomik destek hizmeti alanlar, kadın hizmetleri kuruluşlarından destek almış olanlar ile hizmet alanımızda bulunan kırılgan nüfusun yaşadığı mahalle ve semtlerde bulunan hanelere bir erkek ve bir kadından oluşan ekiplerce hane ziyaretleri yapılacaktır' denilmiştir. Aynı talimatla ziyaret ekiplerinde il müdürlüğü ve kuruluşlarda çalışan yöneticiler ile kadrolu, 4D ve ek ders karşılığı çalışanlar dâhil tüm personelin yer alması, ekiplerin günlük en az 10 haneye gitmesi ve hane halkındaki fertlerin tümüyle birebir görüşmeler yapılması istenmektedir" dedi. 
 
‘İKTİDARA OY TOPLANIYOR'
 
Arslan, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bakanlığın hizmet kapsamı, personeli, mevcut iş yükü de düşünüldüğünde korunmaya muhtaç durumdaki engelli, yaşlı, çocuk, kadın ve ihtiyaç duyanlara yönelik işlemleri ivedilikle yürütmesi gereken kadroların, ellerinde bekleyen vakalara hizmet modellerini uygulamak yerine, mesailerinin yarısını 'ev ziyareti' örtüsü altında iktidara oy toplamaya yönlendirildikleri anlaşılmaktadır. Bakanlık yetkilileri verdikleri bu talimatla ve bu çalışma ile suç işlemektedir. Buradan açıkça şunu belirtiyoruz ki bu durumun takipçisi olacağız, hizmet alanlara bu türden tehdit ve şantaj yoluyla giden ve tespit edilen görevlilerle ilgili suç duyurusunda bulunacağız."
 
DİYARBAKIR 
 
SES Diyarbakır Şubesi de, sendika binasında düzenlediği toplantıda, bakanlığın personeli farklı amaçla çalıştırmak istediğini kaydetti. SES Şube Eşbaşkanı Gönül Adıbelli, "Bu alanda örgütlü bir sendika olarak yıllardır vurguladığımız gibi, sosyal hizmet alanı, iktidarların ideolojilerinden ve oy hesaplarından bağımsız olarak planlaması gereken bir alandır. Oysa izlenen politikalar ve pratik uygulamalar ile AKP'nin sosyal hizmetleri kendi ideolojik bakışı, seçim ve oy hesapları yani kendi çıkarları için şekillendirdiği çok açık bir biçimde görülmektedir" dedi. 
 
'YARDIMLAR AKP'NİN SEÇİM PROGANDASINA DÖNÜŞÜYOR'
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın tüm kurumsal olanakları ve hizmet zorunluluklarının, AKP'nin seçim propaganda aracına dönüştürülmek istendiğinin altını çizen Adıbelli, "Talimatla ziyaret ekiplerinde il müdürlüğü ve kuruluşlarda çalışan yöneticiler ile kadrolu, 4D ve ek ders karşılığı çalışanlar dâhil tüm personelin yer alması, ekiplerin günlük en az 10 haneye gitmesi ve hane halkındaki fertlerin tümüyle birebir görüşmeler yapılması istenmektedir. Yerel kaynaklardan gelecek şikayet ve taleplere anında müdahale edebilecek acil müdahale ekipleri oluşturulması, müdahalelerin hızlı gerçekleşmesi için whatsapp grubu dahil her türlü iletişim mekanizmasının oluşturulacağı ifade edilmiş; nitekim bu çalışmanın özel olarak takip edileceği bildirilmiş; takip için ayrı bir mail adresi açılmış ve çalışanlar için bakanlık internet sisteminde 'Hane Ziyaret' adı ile bir modül açılmıştır" diye konuştu. 
 
'İKTİDARA OY TOPLANMAYA YÖNLENDİRİLİYOR'
 
Bakanlığın verdiği talimatın kurumsal herhangi bir mekanizmaya, plana ve hedefe dayanmadığını vurgulayan Adıbelli, şunları söyledi: "Acil bir seferberlik ilan eden bu talimatın, tespit edilen bir ihtiyaca ya da bakanlık hizmet planına dâhil olmadığı apaçık ortadadır. Onlarca çocuğun istismar haberleri ile güne uyanırken, acil müdahale gerektiren durumlarda dahi teyakkuz haline giremeyen Bakanlığın bugün böyle bir ‘acil plan’ oluşturmasının seçim arifesine denk gelmesi tesadüfle açıklanamaz. Dolayısıyla bu çalışmanın 'Bakanlık çalışıyor işte ne güzel' diyerek saf bir yaklaşımla karşılanması mümkün değildir. Üstelik bu talimat, kurumsal bir plana dayanmadığı için ‘Bakanlığın diğer tüm işlerinin’ askıya alınmasını getirmektedir. Bakanlığın hizmet kapsamı, personeli ve mevcut iş yükü de düşünüldüğünde korunmaya muhtaç durumdaki engelli, yaşlı, çocuk, kadın ve ihtiyaç duyanlara yönelik işlemleri ivedilikle yürütmesi gereken kadroların, ellerinde bekleyen vakalara hizmet modellerini uygulamak yerine, mesailerinin yarısını ‘ev ziyareti’ örtüsü altında iktidara oy toplamaya yönlendirildikleri anlaşılmaktadır."
 
'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ'
 
Bakanlığın gönderdiği genelgeye tepki gösteren Adıbelli, şunları dile getirdi: “Ayrıca bu çalışmanın yürütücülüğünü yapanlar da suç işlemektedir. Hizmet alanlara, tehdit ve şantaj yoluyla giden ve tespit edilen görevliler ile ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Yurttaşların da herhangi bir ayrım yapılmadan haklarını savunmaya ve haklarının gereklerinin yerine getirilmesini, hiç bir ahlaki ve kanuni dayanağı olmayan tehditlere karşı gereken hukuksal süreci başlatmalarını talep ediyoruz."